Genel Haciz Yolu, Kambiyo Senedine Mahsus
Alacakların Tahsili, Menkul Rehninin Veya İpoteğin Paraya
Çevrilmesi, Kiralanan Taşınmazların
Tahliyesi ve İflas Talep Edilmesi Gibi Takip Yolları İle İcra Müdürlükleri
Nezdinde Takip Açılması

Borçlarını zamanında ve rızaları ile yerine
getirmeyen borçlulara karşı; alacaklıların, devlet kuvveti ile alacaklarına
kavuşmalarına sağlamak için borcun cebren tahsil edilmesidir.

İcra İflas Kanunu’na göre özel hukuk
ilişkilerinden doğan para alacakları (Türk lirası veya döviz cinsinden) ve
teminat alacakları için alacaklılar genel haciz yoluna başvurabilmektedir.  Genel haciz yoluna başvurabilmek için alacaklıların
elinde belge olması zorunlu olmayıp,elinde adi senet olan, para borcu ikrarı
içeren noter senedi bulunan, resmi dairelerce veya yetkili makamlarca yetkileri
dahilinde ve usulüne göre verilmiş para alacağını gösterir belge olan alacaklılar
başvurabilir. Genel haciz yolunda ödeme süresi, ödeme emrinin borçluya tebliğinden
itibaren 7 gün olarak belirlenmiş olup borçlu üç sebeple icra takibine ödeme
emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebilir. Bu
sebepler kanunda, yetkiye itiraz, imzaya itiraz ve borca itiraz olarak sayılmış
olup; borçlu bu sebeplerden biri veya birkaçı ile ilgili icra müdürlüğü’ne
giderek icra takibine 7 gün içerisinde itiraz edebilir.Alacaklılar  kambiyo senedine (bono,poliçe,çek) bağlı
alacaklarının tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna
başvurabilir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda ödeme süresi genel haciz
yolundan farklı olarak 10 gün olup, aynı şekilde mal beyanında bulunma süresi
de genel haciz yolundakinden farklı olarak 10 gündür. Yine genel haciz yolundan
farklı olarak, borçlu borca ve imzaya itirazı icra dairesine değil 5 gün
içerisinde İcra Mahkemesi’ne yapabilir.İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir
para borcu ikrarını içermiyorsa, alacaklının başvuracağı yol, ipoteğin paraya
çevrilmesi yolu ile ilamsız takiptir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız
takipte, borçluya İcra ve İflas Kanununun 148. maddesine göre ödeme emri
gönderilir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip ise iki şekilde
olabilir. Birincisi, alacak veya ipotek hakkı veya her ikisi bir ilamda veya
ilam niteliğinde belgede tespit edilmiş olması halinde ilamlı takip, ikincisi
ise ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi
halinde ilamlı takiptir.

– İtirazın İptali Davası ve İtirazın Kaldırılması

Borçlunun itirazı ile duran ilamsız icra
takibine, ilamsız icra prosedürü içinde devam edilebilmesi için alacaklının
başvurabileceği iki yol bulunmakta olup bunlar; itirazın iptali ve itirazın
kaldırılması davalarıdır.Alacaklının İcra Mahkemesi’ne itirazın kaldırılması
davası açabilmesi için; elinde İİK m.68-68 a bendinde sayılan belgelerden
birinin bulunması gerekir. Alacaklının elinde bu belgelerden biri yok ise
başvurabileceği yol sadece itirazın iptali davasıdır. Alacaklının elinde İİK
m.68-68 a bendinde sayılmış belgelerden biri var ise bu iki yoldan istediğine
başvurabilir. İtirazın kaldırılması yolu itirazın iptali davasına göre daha
basit ve çabuk bir yoldur.

İtirazın iptali davası; müddeabihi takibe konu
olmuş olan ve ardından borçlunun bu takibe itiraz etmiş olduğu alacağı konu
eden normal bir eda davası olup normal bir hukuk davası gibi açılır. Görevli
mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre belirlenir. Alacaklı, itirazın
kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Bu
1 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, şayet alacaklı 1 yıl içinde itirazın
iptali davası açmaz ise yaptığı ilamsız takip düşer. İtirazın iptali davasında
her türlü hukuki delille ispat mümkündür; yemin, bilirkişi, tanık delillerine
başvurulabilir.İtirazın kaldırılması yoluna sadece elinde İİK m.68-68a da sayılmış
olan belgelerden birisi olan alacaklılar başvurabilir. Borçlunun itirazının
alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra Mahkemesi’ne açılmalıdır. İcra
Mahkemesi’nin yaptığı inceleme itirazın iptali davasında mahkemenin yaptığı
incelemeye oranla daha basit ve sınırlıdır. Alacaklı alacağını sadece İİK
m.68-68a da sayılan belgelerden biri ile ispat edebilir. İcra Mahkemesi’nde tanık,
yemin gibi delillere başvurulamaz. Borçlu ödeme emrine itiraz ederken itiraz
sebeplerini bildirse de bildirmese de, duruşmada sadece bildirmiş olduğu itiraz
sebepleri ile bağlıdır. İcra Mahkemesi itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasına
karar verebilir.

– Kiralanan Gayrimenkullerin Tahliyesi

Birtakım haklı sebeplerin mevcut olması
halinde kiracının kiralanan gayrimenkulü tahliyesi için kiralayan tarafından
yapılan özel bir takip yoludur.

– İhtiyati Haciz Kararı Alınması

İhtiyati haciz; alacaklının bir para alacağının
zamanında ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici
olarak el konulmasıdır. Alacaklı, borçlunun borcunu zamanında ödeyeceğinden
emin değilse, ilk önce borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirip ondan sonra
alacak davasını açar veya icra takibini yapar.

İhtiyati haciz talebi için; alacağın vadesi
gelmiş olmalı ve alacak bir rehinle temin edilmemiş olmalıdır.Ancak borçlunun
belli bir ikametgahı bulunmuyorsa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı
ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanıyorsa veya borçlunun kendisi
kaçmaya hazırlanıyorsa bu iki istisnai halde de vadesi gelmemiş alacak için
ihtiyati haciz istenebilmektedir.

– Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında
borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.İcra takibinden
önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde
onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin
durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit
davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde
onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden
ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini
isteyebilir. Bu teminat menfi tespit davasının özel şartıdır.

Maddi hukuk bakımından gerçekte borçlu olmayan
bir kişi kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmeyi belirli sebeplerle
ihmal etmiş veya itiraz etmesine rağmen İcra Mahkemesi’nde borçlu olmadığını
ispat edememiş, icra takibinden önce veya icra takibi sırasında menfi tespit
davası da açmamış ve bunun sonucunda borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş
ise ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için dava açabilir bu davaya
istirdat davası denir.

Borçlunun menfi tespit davası açmış olması
halinde menfi tespit davası sonuçlanmadan önce icra takibi sonunda borcun
ödenmesi söz konusu olursa menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam
edilir.

İstirdat davasının takip hukuku bakımından
şartı: takip borçlusunun borçlu bulunmadığı bir parayı icra takibinin
kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmasıdır.

Borçlu ödeme emrine itiraz süresi olan 7 gün
içinde itiraz etmeyerek, borcu ödemiş ise istirdat davası açamaz. Zira burada
itiraz imkanı olduğundan cebri icra tehdidi henüz yoktur. Bu halde sebepsiz
zenginleşme davası açabilir.

– İstihkak Davası

– İflas Davası ve Konkordato

– Alacak Davası